Çağdaş anlamda insanbiliminin kuruluşu ancak 19.yüzyılda, sosyoloji, psikoloji, arkeoloji, dilbilim gibi sosyal ve beşeri bilimlerle birlikte gerçekleşmiştir. İnsan, toplum, dünya ve evren konusundaki sorular ve yanıtlar uzun süre inançlar ve felsefi yorumlamalar çerçevesinde ele alınmıştır. Fizik, kimya, biyoloji gibi doğa bilimleri. 15. ve 16. yüzyıllarda, gözlem ve deney yapma yöntemiyle felsefeden bağımsızlaşırken. sosyal ve beşeri bilimler daha uzun sürede ve yavaş gelişmiştir. Doğa bilimlerinin öncü gelişmesi de kolay olmamış, belli bir bilgi birikiminin olduğu kadar, yerleşmiş tabuların kırılmasının ve bu uğurda gerekirse dışlanmayı ve cezalandırılmayı göze alanların özverili çabalarının sonucunda gerçekleşmiştir. Ancak, insan ve toplumla ilgili önyargıları, yerleşmiş inançları aşmak daha da güç olmuştur. Çünkü, bilimsel verilerle her toplumun kuşaktan kuşağa aktarılan "kültür mirasfnı oluşturan geleneksel değerler, yaygın inançlar ve töreler çoğu kez birbirine ters düşmüştür. Belli bir toplumun üyesi olarak insan doğumundan başlayarak kendi kültürel mirasını öğrenir, benimser, yaşatır ve
savunur. Bu nedenle, toplumu ve kültürü ile ilgili gerçekleri yansız bir biçimde ele alması kolay olmamış, yaygın inanç ve değerleri sarstığında kendisine yönelik tepkileri de göğüsleme si gerekmiştir. Öte yandan, insan varlığının nedeni, amacı ve ayırd edici özellikleri de kültü rel inanç ve değerlerle açıklandığından insanın biyolojik, psikolojik ve toplumsal bir varlık olarak nesnel inceleme ve açıklamaların konusunu oluşturması da yeni sorunlar yaratmıştır,
Kısaca, gerek doğa bilimlerinde, gerekse sosyal ve beşeri bilimlerde inanç, kanı ve değerlere uymayan bilgilerin, bulguların ve belgelerin kabul görmemesi, hatta reddedilmesi, tüm bilim dallarının olduğu kadar insanbiliminin de gelişmesini yavaşlatmıştır.
Herodot tarihi İle birlikte çağdaş anlamda İnsanbilimi kurulmuş sayılır mı?
Gönderen Good zaman: 18:21 Etiketler: çağdaş, heredot, insanbilim, makale
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder