Kolay kolay yıkılmaz etkisini bırakan koca duvarlar vardır; devamlı rutubet ve nem. sinsi sinsi içine işledi mi artık o duvar yıkılmaya ve çökmeye mahkûmdur. Gam denilen gereksiz tasa ve üzüntüyü de, sinsi sinsi insan vücudunu mahvetme niteliğiyle neme benzetebiliriz. Gerçekten, karamsarlıkların tümü demek olan gam, insan ruhuna bir kere yerleşti mi, yavaş yavaş kök salmaya, sonra koca bir gövdeyi hâkimiyeti, altına almaya başlar. Devamlı üzüntü sonunda ruhî mutsuzluk içinde bulunması sağlığını mahveder. Üzüntü onarılmaz moral çöküntüleri yaratır. ” Böyle çöküntülerle dolu olan bir ruh, şifasız hastalıkların temelini oluşturur. Bu durumda insan yaşama gücünü kaybeder, hayattan yavaş yavaş uzaklaşır. Ve sonunda sinsi sinsi, içten içten yıpranan, çürüyen bir vücut hayatiyetini kaybeder. Bu dünyada her şey geçidir. Bütün karamsarlıklar yersizdir. Kara günler ve sıkıntıların sonu aydınlıktır. Olaylar karşısında hiçbir zaman ümitsizliğe, karamsarlığa, bunalıma düşmemeli, ruhumuzu bir karamsarlık ve üzüntü çölü haline getirmemeliyiz. Ümidi kaybetmeyen insanlar mutluluğa hak kazanırlar».
Duvarı Nem, İnsanı Gam Yıkar
Gönderen Good zaman: 17:10 Etiketler: Dil ve Anlatım, Edebiyat, Gürtan Cantekin
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder