Yüzyıllardır insanların gerçek sorunu. Bir yerden başka bir yere
gitmek. Bazen bir deve ile, bazen at arabası. Bazense sadece yürüyerek.
Gelin hep birlikte hayatımıza yön veren ulaşım araçlarını ele alalım.

Elbette en güzeli kendi aracınızla gitmek. Biz Acun muyuz ki özel
jetimiz olsun diyebilirsiniz. Çok doğru bir yere parmak bastığınızı
söylemeden geçemeyeceğiz. Çünkü uçak almak bir insan için son derece
maliyetli bir olgu. Kendinize otobüs alacak da değilsiniz ama şöyle
güzel 1.3 dizel bir aracınız neden olmasın? Belki de vardır. Pek tabii
ki maddi durumunuzu sorgulamaya hakkımız olmadığının biz de
bilincindeyiz. Belki de öğrencisiniz ama babanız zengin değil. Olamaz
mı? Sonuç itibariyle insanlar zengin veya fakir ailede doğacağına
kendisi karar vermiyor. Sizin yapmanız gereken ortam koşullarını iyi
okuyup kendinize ona göre bir rota çizmek.
Her neyse, konudan sapmak istememekle birlikte size bir yerden başka
bir yere giderken kullanmanız gereken aracı açıklıyoruz. Elbette uçakla
gitmelisiniz. Çünkü hava yolunun en güvenli seyahat olduğu geyiği
söylenegelmiştir. Hoş belki de öyle. Buna karşı otobüs tutkunlarının
karşı tezi de “uçak düştü mü herkes ölür” otobüste sağ çıkma ihtimalin
var tezidir. İkisi de pek ilginç bir tez gibi dursa da biz size birkaç
firma tavsiye etmeden duramayacağız. Öncelikle otobüs firmalarından
başlayacak olursak, Pamukkale ve Varan Turizm
firmaları son derece spesifik özelliklere sahip otobüs taşımacılığı
firmalarıdır. Uçak kısmına gelecek olursak ilk olarak aklımıza Türk Hava Yolları ve Onur Air gelmekte. Siz siz olun uçağa binin, sonra üzülürsünüz.
Google Adsense Kontör Reklamları - Baştan Savma Mailler - Alakasız Reklamlar- Nedensiz Ban İşlemleri
Gönderen Good zaman: 20:21 Etiketler: Google, Google AdsenseDeğerli Google Çalışanı,
Öncelikle websitesi işletmecilerine;böylesi geniş reklam portföyü sunduğunuz için teşekkür ederim. Hizmetinizi 2005 yılından beri kullanmakta olup,memnuniyetimi belirtek isterim. Ancak bazı konularda eksikleriniz olduğunu düşünmekle beraber;eleştirilere önem veren bir firma olduğunuz kanaatindeyim. Bir çok web sitesi işletmecisinin bir arada olduğu forumlarda aktif olarak bulunmaktayım. Bu sebeple "Türk Webmasterlarının" "Adsense Hakkındaki" düşüncelerine dair geniş bir bilgi birikimim ve gözlemim var.
Destek Deparmanı ve Geri Dönüşümler
Benim hizmet kalitesi anlayışımın temelinde ; hizmet-içi kaliteden ziyade hizmet sırasında verilen destek hizmeti önemlidir. Bu tip forumlarda sıklıkla okuduğum ve bizzat tecrübe ettiğim sürece; maillere hep aynı şablonlarla cevap veriyorsunuz. Size sorunlarını detayları ile açıklamaya çalışmış ve mağdur bir yayıncıya böyle bir dönüş yapmanız gerek iş ahlâkına gerekse de Google felsefesine tamami ile aykırıdır. Çok sayıda yayıncı ile çalıştığınızdan ötürü hepsine zaman ayıramayacak düzeyde bir çalışma temposuna sahip olduğunuzu anlıyorum. Ancak bu olumsuzluk yayıncılarınızın mağduriyetlerini arttıracak düzeyde ise buna bir önlem alabilir,"İnsan kaynakları departmanı" ile iletişime geçip personel sayınızı arttırabilirsiniz. Böylece bu maili okuyan personel de her zamanki gibi otomatik mail ile bana dönüş yapmamış olur. Aksi takdirde gereken makamlara Adsense Türkiye Departmanı ile ilgili şikayetlerde bulunmak istiyoruz.
Kontör Sahtekarlığı ve Reklamveren Kalitesi
Bununla beraber hizmet-içi kalitenize dönecek olursak; Google 'ın çalışma prensibine tamamiyle ters bir durum olan sahtekarlık reklamları yayımlamaktasınız. Reklamverenlere değer verdiğinizi biliyor ve kabul ediyoruz.. Ancak Türkiye genelindeki tabloda çoğunlukla bu durum suistimal edilmektedir. Ayrıca bu tip reklamları yayınlayan insanlar "kâr oranlarını" yükseltmek amacı ile "sizin tanıtım sebebi ile" çeşitli firmalara hediye ettiğiniz kuponları kullanmakta,aktivasyon ücreti dışında bir ücret ödememektedir. Bu durumun kağıt üzerinde size de büyük bir zarar verdiği aşikardır. Mağduriyetimizi net olarak açıklamak için bir kaç örnek vermek isterim.
Örnek 1;
Adwords yayıncılarınızdan olan ; "asktessti.info" site içeriği itibariyle; hiçbir anlam ifade etmemekle beraber "Ringofon" ve benzeri iş ortaklarının altyapılarını kullanmaktadır. Buraya kadar "Reklamveren Politikanıza" ayrı bir durum bulunmamakla beraber asıl sorun site içeriğinin temelindedir. Aşağıda verilen her iki resimde de durum net olarak ifade edilmektedir.
Her iki resimde de incelendiği üzere buradaki kötü niyet sabittir. Sadece bununla kalmamakla beraber yüzlerce alan adı ile bu işlem yapılmakta; Google Adwords ve Adsense ortaklıkları büyük prestij kaybetmektedir. Ayrıca; içerik hedefi olmayan bu kimseler; 1 Amerikan Centi gibi minimal rakamlarda reklam vererek Adsense'nin içerik hedefi felsefesine aykırı sonuçlar çıkartmakta,webmasterların gelirlerini ciddi manada düşürmektedir. Ayrıca yukarıda da belirttiğim üzere; bu şahısların farklı alan adları ile yayın yapmalarının sebebi; sizin reklam sisteminizin "yayılmacı politikası" doğrultusundaki kuponlarınızı kullanmakta; hem sizi maddi zarara sokmakta hem de Adsense Reklamlarını da olumsuz yönde manipüle etmektedir.
Bu noktada reklamları yayınlarken özellikle kayıt ücreti bazı firmalarda 75 cent ile 99 cent arası değişmekte olan .info uzantılı domainler kullanılmaktadır. Şayet "Rekabetçi Reklamveren Filtresi" dahilinde TLD ( Top Level Domain ) olarak bir yasaklama izni getirebilirseniz;toptan engelleyebiliriz düşüncesindeyim.Ayrıca dünyanın en kaliteli hizmete dayalı web yazılımlarını üreten bir firma olarak buna net bir çözüm bulabileceğinizden eminim.
İçerik Hedefli Reklam Stratejisinin Geleceği
Ayrıca; Google Adsense'nin başarısının temeli olan içerik hedefli reklam sistemi Türkçe içerikler için eskisi kadar etkili olmamaktadır. Basit bir mantıkla bunu reklamveren çeşitliliğinizin sayısının azalmasına bağlayabiliriz ancak bu tip bir servisin reklamveren sıkıntısı çekmeyeceği aşikardır. Bu noktada sanırım algoritmalarınızda çeşitli sorunlar bulunmakla beraber; Türk Web işletmecileri ve tasarımcıları bu konuda sıkıntılar yaşamaktadırlar. Her örneğimizi kanıtlı olarak pekiştirmek istediğimden size bir kaç belge sunmak isterdim ancak saatin geç olması sebebiyle yazımı kısa tutmak ve yazı tabanlı örnekler vermek istiyorum.
Örnek 1;
İslami içerik içeren ve dîni tanıtan bazı sitelerde; "İncil Satış Reklamları" bazen de ahlaksız sayılabilecek kelimeler içeren "sohbet siteleri ve kontör sahtekarlığı" sitelerinin reklamları çıkmaktadır. Tabii ki %100 hedefli bir reklam yüzdesi tutturmak olasılıksızdır ancak; reklamlarda içerik ve ilişki kalitesini arttırmak için bazı İŞE YARAR ve NET ipuçları vermeniz gerekmektedir.
Reklamveren ve Yayıncı Adaletsizliği - Sebepsiz Uzaklaştırmalar
Bunun yanısıra bir diğer olumsuzluk da; reklamveren ve reklam yayıncıları arası yaşanan adaletsizliklerdir. Reklamverenleriniz tüm kurallara karşın reklamveren indeksinze zarar vermesine rağmen; rahatlıkla reklamlarını yayımlayabilmekte, buna karşın; reklam yayıncılarınız -hiçbir sebep göstermeden- programınızdan uzaklaştırılmaktadır.
Anlatımımızı netleştirmek için; sizlerden gelen her zamanki klasik şablonlu maillerden bir örnek vermek isterim.
Son zamanlarda kayıtlarımızı gözden geçirirken AdSense hesabınızınSözkonusu elektronik postada; hesap sahibinin ne sebeple uzaklaştırıldığı gibi kritik bilgiler bulunmamakla beraber; öncesinde bir uyarı vs. gönderilmemektedir. Bu işlemi;hizmet kalitenizi korumak amacı ile almış olabilirsiniz ancak yayıncıya ne sebeple uzaklaştırıldığına dair detayları içeren bir mail ile dönüş yapmak zorunluluğunuz ticaret etiği ve kalite prensiplerinin gereğidir.
AdWords reklamverenleri için önemli bir risk oluşturduğunu fark ettik.
Hesabınızın yayıncı ağında tutulması reklamverenlerimiz açısından
gelecekte mali açıdan zararlı olacağından, hesabınızı devre dışı
bırakmaya karar verdik.
Bunu, reklamverenlerimizin ve diğer AdSense yayıncılarımızın
çıkarlarını korumak üzere alınmış gerekli bir önlem olarak uygulama
düşüncemizi anlayışla karşılamanızı rica ediyoruz. Bunun sizin
açınızdan sıkıntılara yol açabileceğinin farkındayız ve anlayışınız ve
işbirliğiniz için şimdiden teşekkür ederiz.
Hesabınız veya yaptığımız işlemler hakkında sorularınız varsa, lütfen
bu e-postayı yanıtlamayın.
Sonuç
Öncelikle elektronik postamı sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim. Eleştirilerimin tamamı Google gibi insanlığa faydalı bir şirketin reklam servisinin sabote edilmesinden doğan rahatsızlığım ve hizmet kalitenizin günden güne düşüşü konusunda uyarma isteğimdeki samimiyetimdendir. Elektronik postamı dikkate almanızı ve tıpkı benim bu maili hazırladığım gibi; bir robot veya hazır şablonlar tarafından değil,isim sahibi ve muhattap kabul edilecek bir yetkili tarafından yanıtlamanızı rica ediyorum. Bu mail Türk Website İşletmecileri adına "Yiğit Konur" tarafından atılmış olup yine de yanıtlanmaması veya klişeleşmiş bir dönüş ile karşılaşmamız durumunda hakkımızı üst mercilerdeki Google çalışanları ve yargı yoluyla arayacağımızı bilmenizi isteriz.
İyileştirilmiş hizmet kaliteniz ile beraber en kısa zamanda yanıtınızı bekliyorum.
İyi çalışmalar...
Yiğit Konur
Eski Başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener yeni partisinin ismini buldu. Yeni Oluşum Partisi. :)
Sayın Abdüllatif Şener, yeni parti kurma kararı almış.
Neden Kazanamıyoruz (Sadece Para Değil)
Gönderen Good zaman: 04:02 Etiketler: Adsense, Google Adsense, webmasterBu yazıyı yazmaktaki hareket noktam kendimdir. Sadece özeleştiriden hareketle denememsi bir şeyler yazmak istiyorum. Yazı içeriğinde yer yer internet dünyamızın sorunlarından, interneti algılayış şekillerimizden, internetin bize kazandırdıkları ve kaybettirdiklerinden, internetten ne beklediğimizden ve internetin bize ne vermediğinden ve de en önemlisi burada birçok kişiyi ilgilendirecek "internetten neden para kazanamadığımızdan" bahsetmek istiyorum. Temel hareket noktam, az evvel de bahsettiğim gibi "kendim"dir. O nedenle bu yazıyı okuyan herkesin temel sorunları aynı değildir. Ancak birçok kişi ile sorunlarımızın aynı olduğunu düşünüyorum. Sıkılırım derseniz, lütfen şimdiden bırakın okumayı...
Yaklaşım 10 senedir hayatımızda etkin bir rol oynayan internet o günden bugüne mükemmel bir gelişme seyri göstermektedir. Türk internet dünyasında geçirdiğimiz bu 10 sene içerisinde internet adına birçok yeni atılımlar yapıldı ve internet hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline getirildi.
İnterneti Nasıl Algılıyoruz?
İnterneti algılama şeklimizi öğrenmek için aslında internete dışarıdan bakan gözlerin yorumlarını almak gerekir diye düşünüyorum. Mesela ailemizden internetle ilgisi olmayan bir büyüğümüzün gözüyle. Bu konuda en güzel örnek, eğer anneleri yaşlı olanlar varsa onların sık sık duyacağı bir cümledir:
"Daha hevesini almadın mı?"
Evet, internet birçok insan için hevesi alınınca bırakılacak bir şeydir. Oysa ben 4 senedir günde 8-10 saat internete girmeden duramayan birisiyim. İşte burada kendimi eleştirmek istiyorum. 5 senedir günde 8-10 saatimi başka bir işe harcasaydım, sizce daha iyi bir yerde olmaz mıydım? Şüphesiz evet diyorum kendi kendime. Benim şu an yaptığım ise boşa kürek sallamaktır.
İnternet hayatımı şöyle bir düşündüğümde neler yaptığımı ve neler yapmak istediğimi nesnel bir bakış açısıyla masaya yatırıyor ve değerlendirmek istiyorum.
Bugüne kadar birçok internet sitesi yaptım. Çoğundan da para kazanma gibi bir amacım yoktu. Tâ ki işsiz güçsüz, yağız bir delikanlı olana kadar. İşte o günden sonra internetten para kazanmanın ne demek olduğunu ve nice genci en derinden yaraladığını fark ettim. Ben de onların gittiği yollardan gittim, onların düştüğü hatalara düştüm. Birçok kez umutlarım suya düştü, birçok kez de üç beş kuruş kazandım. Tüm bu para kazanma aşamalarımda çeşitli tecrübeler edindim. İşte şimdi sizlerle bunları paylaşacağım madde madde.
1. Para Kazanmak İçin Site Açmayın
Aslında birçoğunuz bu maddeeye itiraz edecektir. Ama ben her zaman doğallıktan yanayım. Bugüne kadar birçok farklı alanda site yapmış olsam da en çok hiti, ziyaretçiyi en iyi bildiğim alanda yaptığım sitelerde gördüm. Çünkü en iyi yaptığım iş "edebiyat" yapmaktı. Edebiyatın ne olduğunu, edebiyat sitesine gelen ziyaretçilerin ne istediğini biliyordum. Bir kere de kadın sitesi yapmaya kalktım, elime yüzüme bulaştırdım. Çünkü kadınların ne istediğini henüz hiç kimse çözememiş durumda iken benim böyle bir site yapmam saçmalıktı. 
Siz doğallığınızı ortaya koyar ve en iyi bildiğiniz alanla ilgili bir site açarsanız emin olun çok fazla ziyaretçi alırsınız. Tabiî bu salt bu siteyi açmakla olmayacaktır. Mesela benim gibi bir edebiyatçının, dil bilimcinin bugün internette en çok dolaştığı siteler genellikle edebiyat ve dil bilim siteleri olacaktır. Haliyle o tarz sitelerde çok fazla etkin olduğum için o tarz sitelerde kendi sitemin de tanıtımını rahatlıkla yapıyorum ve oralardan kendi siteme rahatlıkla ziyaretçi çekebiliyorum. Bu da dolaylı bir yoldan bildiğim işin bana sağladığı katkıdır.
2. Özgün Olmaya Çalışın ve Üşenmeyin
Asında burada bahsettiğim gidip oradan buradan metin bulup, çeşitli betikler vasıtası ile metin içerisindeki kelimelerin eş anlamlısını bulup, değiştirip siteye eklemek değildir. Burada özgün olmaktan kastım "üretici" olmaktır. İnanın sadece Google değil, Google'a bağlı olmayan birçok ziyaretçi üretici olan siteleri seviyor. Sağdan soldan çırpma bilgilerle yaptığımız siteler samimi olmayan, ancak ve ancak yeni ziyaretçi oranının % 99.99 olduğu sitelerdir. Özenerek yaptığımız siteler ise emin olun birçok ziyaretçinin tekrar gelmesini sağlayacaktır.
3. Çok Fazla Site Yapmayın
Birçoğumuz, ben dahil sürekli proje ararız ve hangi sitelerde para var ise o siteden bir tane de biz yaparız. Sözüm ona, araba sitesi, kadın sitesi, otel sitesi gibi para kazandıran sitelerden hemen bir tane de biz yapar ve para kazanmaya çalışırız. Ancak birçok farklı kola ayrıldığımız için hiçbirini adam gibi yapamayız ve dolaysıyla da para falan kazanamayız. Eğer bir önceki maddede söylediğim gibi özgün bir site yaptıysanız, o site üzerinde mutlaka çalışmalısınız. Başka hiçbir site ile uğraşmadan tüm emeklerinizi o site üzerinde harcamalısınız. O zaman size geri dönüşü çok fazla olacaktır.
4. Kullanıcılarınızı Yönlendirin ve Siteye Katkısını Sağlayın
İyi bir internet sitesi yapımcısı olamadım belki ama her zaman iyi bir internet kullanıcısı olduğumu söylerim. Yararlandığım birçok siteye mutlaka yardımımın dokunmasını isterim. Örneğin en son bir Türkmence metni Türkiye Türkçesine aktarırken bir Türkmence-Türkçe sözlükten yararlandım. Sözlükte olmayan ve benim elimde olan birçok sözcüğü iletişim formunu kullanarak yolladım ve eklenmesini sağladım. Çünkü o yollardan benim gibi mutlaka geçen olacaktır. Ayrıca bir internet kullanıcısı olarak hoşlandığım sitenin içeriğinde kendi adımın geçmesini mutlaka isterim. Onun içindir ki forum siteleri bu kadar tutmuştur. İnsan kendi adının önemli yerlerde olmasını sever. Onun için değil midir ki forumlarda ileti sayısının çok fazla olması için çabalayanların olması...
Sitenizde mutlaka üyeliğin olmasına çalışın. Üyelerinizin siteye içerik yollayacağı bir formun olmasına dikkat edin. Üyelerinizin size rahatlıkla ulaşabileceği iletişim formu, eposta adresi gibi birçok bilgilerin sitede olmasına dikkat edin.
5. Bol Bol Gerçek Hayatta Etkinlik Düzenleyin
Birkaç maddedir yorumlarımı 2. maddeye uyan arkadaşlar için yaptığımın farkındayım. Kusura bakmayın. Bu madde de onunla ilgili çünkü. Siz doğal davrandığınızda ve üyelerinizin sık sık siteyi ziyaret etmesini sağladığınızda artık dostluklarınızı gerçek hayata dökün. Çeşitli toplantılar, geziler düzenlemeye çalışın. Bu şekilde sizin sanal kimliğinizin arkasında saklanmadığınızı üyeler görür ve daha samimi davranırlar. Size bu davranış birçok ziyaretçi ve tecrübe kazandıracaktır.
6. Gelir Kapınız Sadece Adsense Değildir
Aslında burada bu yazıyı okuyan birçok arkadaş için en önemli madde bu diye düşünüyorum. O sebeple bu konuda biraz daha detaylı yazmak istiyorum.
Acaba bundan birkaç sene evvel Google Adsense yokken bu internet sitesi sahipleri nereden para kazanıyordu? Gerçekten çok merak ediyorum. Bilen varsa lütfen söylesin. Ben Google Adsense'nin tek gelir kapımız olduğunu düşünmüyorum maalesef. Birkaç alternatif var aslında.
- Sabit Reklâmlar Almak
Yine birçok internet sitesi sahipleri sabit reklâm almanın çok zor olduğunu düşünüyorlar. Aslında pek de öyle zor değildir. Ancak bu sabit reklâmı nerede aradığınıza bağlı. İnternet üzerinde arıyorsanız büyük bir yanılgı içerisindesinizdir. Sabit reklâmlar gerçek hayattadır. Mesela ben yine kendi yaptığım işten örnek vermek istiyorum. Bugün Google Adsense ile edebiyat sitemden 1 ayda 50 dolar kazanamazken, gidip bir kitapçı ile anlaşıp sabit ayda 100 YTL reklâm alabilirim. Ancak tabiî biraz çevre edinmeniz gerekiyor. Bu da yine dönüp dolaşıp 2. maddeye geliyor. Kendi bildiğiniz işi yapmak. İnanın sabit reklâm almak çok zor değildir. Bir tanıdığım siteye -ki günlük tekil ziyaretçisi 1.000 civarında, PR'si 3- bir şirket 12 aylık reklâm verdi. 125 x 125 boyutlarında bir flash reklâm koydular. 12 ay için altığı miktar ise 2.400 YTL. Varın siz bir daha düşünün...
- Bağışlar
Kimse bağış yapmaz diye düşünmeyin. Bir deneyin derim. Çünkü bundan bir kaç sene evvel benim başımdan geçti. Sitem henüz bedava hostlarda ( o zamanlar freeownhost vardı ) iken birkaç üyem bana yardım etmeyi teklif ettiler. Yani siteismi.com almam ve host almam için gerekli parayı verebileceklerini söylediler. Hem de ben istemeden. Eğer yaptığınız iş samimi ise, yani 2. maddeye uyuyorsa bunun için hiçbir engel yoktur.
Yine internetten para kazanmanın bir diğer yolu da paralı siteler yapmaktır. Arkadaşlık siteleri bunlara örnek olarak gösterilebilir. Ancak ben kesinlikle arkadaşlık sitelerini tasvip etmiyorum. Bunun yerine güzel makale sitesi yapabilirsiniz. Her okuttuğunuz makale için 1 YTL alabilirsiniz. Ya da aylık belli üyelikle makale okutabilirsiniz. Mesela antoloji.com gibi şiirini ekletmek isteyen şairlerden para alabilirsiniz. Bu tarz işler sömürücülük değil, kaliteyi arttırmak içindir.
Özetlemek gerekirse, yaptığımız sitenin adresini bir kısakolluya bastırıp Türkiye'nin her yerinde rahatlıkla gezebilmeliyiz. Yani o derece içimiz rahat olmalı ve güven duymalıyız kendimize.
Bu saydığım şeyler Türk internet dünyasının kalitesini inanın bana arttıracaktır.
Kaan Fakılı
En iyi takim hangisi *** soyle cabuk? Tabi ki Fenerbahçe ne kiziyon abi : )
Gönderen Good zaman: 14:43 Etiketler: FenerbahçeEn iyi takim hangisi *** soyle cabuk? Tabi ki Fenerbahçe ne kiziyon abi : )
En büyük takım Fenerbahçe'dir. Bunu bilmeyen kerizdir.
Hasreddin Hoca daha çok bilinen ismiyle Nasreddin Hoca bugünkü Konya'nın Akşehir ilçesinde yaşamış ünlü düşünür, halk kahramanıdır. Fıkralarıyla ünlüdür. Sefaköy-Küçükçekmece'de ilköğretim okulu bulunur. Fıkraları güldürürken düşündürmeyi amaçlar.



